Nadiren yemek tadan bir gurme gibi, Google da, milyonlarca işletmenin reklam vermesini sağlasa da, kendi pazarlaması konusunda cimrilik yapıyor.
2001 yılından beri yaklaşık 30 milyar dolarlık reklam satışı yapmış olan Google, hiçbir televizyon, gazete ya da radyo reklamı vermeden, sektörün lideri oldu.
“Sanki reklamlara bir alerjileri var” diyor “Buzzmarketing” kitabının yazarı Mark Hughes.
Bu reklam nefreti Google’ın; mühendislere, bilgisayar donanımlarına ve Google arama motorunu destekleyen diğer şeylere daha çok para ayırmasına sebep oldu.
Bazı pazarlama uzmanları, Google’ın; YouTube, MySpace ve Facebook gibi oluşumların hiç reklam vermeden ya da çok az reklam vererek yayılmasını sağlayan, ilk örnek olduğunu belirtiyorlar.
Bu; internet girişimcilerinin, diğer kalabalıktan bir adım önde olabilmek için, maçlar ya da diğer aktiviteler için reklam verdikleri nokta-com döneminin sonu oldu.
Google’ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin, bu sonsuz harcama modelini kıran neredeyse ilk girişimciler oldular. 1998 yılında 100.000 dolar ile kurulmuş ve risk sermayesini öteki yıl 25 milyon dolara yükseltmiş bir şirket için, bu reklamların çok da bir şey ifade etmeyeceğini düşünüyorlar. Şu anda 12,5 milyar dolarlık bir birikime sahip olsalar da, pazarlama konusunda cimrilik yapmaya devam ediyorlar.
Google, büyük reklam verenlerin, tüketicileri hedeflemek için, teknoloji kullanımını gün geçtikçe daha çok tercih edeceklerine inanıyor.
Geçen yıl Google’ın pazarlama yöneticisi olarak çalışmaya başlayan David Lawee: “Süre gelen pazarlama yöntemlerinin, radikal olarak değişiminde, dönüm noktasındayız.” diyor.
Google arama motorunda ve bazı diğer sitelerde metin reklamları olarak işletilen Google online pazarlama platformu, şu anda 300.000’den fazla reklam veren tarafından tercih ediliyor.
Google bu reklamları, kullanıcıların ilgili oldukları konulara göre dağıtmaya çalışıyor. Bunu da; arama sorgularında kullanılan kelimelere ya da kullanıcıların geçmiş arama alışkanlıklarına dayandırıyor.
Google aynı zamanda, reklam verenlerin tüketicilere daha verimli ve daha ucuz bir şekilde ulaşabilmeleri için pazarlama araçları geliştiriyor. Bu pazarlama araçları ile televizyon, radyo, yazılı basın hatta bilgisayar oyunları için bile reklam dağıtımı yapılıyor.
Google kendi markasını ve hizmetlerini kendi online reklam ağından tanıtsa da, bu tanıtımlar Google’ın her yere yayılmasında kilit rol oynamıyor.
Google daha çok, ağızdan ağza pazarlama ve medya ile tanıtımını yapıyor. Büyük bir medya ordusu, Google’ın en ufak bir girişimini yazmak için sırada bekliyor.
Millward Brown Optimor danışmanlık şirketi, Google için 66 milyar dolar değer biçiyor ve dünyanın en değerli girişimi olduğunu savunuyor. Interbrand’a göre ise, marka değeri 17.8 milyar dolar ve dünyada ilk 20 arasında yer alıyor.
Microsoft ve Yahoo gibi diğer büyük rakipler yıllık gelirlerinin %20’sini satış ve pazarlama için harcarken, Google 2006 gelirinin %8’ini bu kategori için harcıyor ve bu da toplamda 849.5 milyon dolar ediyor. Microsoft satış ve pazarlama için geçen yıl 11.5 milyar dolar, Yahoo 1.3 milyar dolar harcamış. Google 2006’da, sadece reklam ve promosyonlar için, 188 milyon dolar harcamış. Yani Microsoft’un 2 ayda harcadığı tutarı Google 1 yılda harcıyor.
Diğer internet liderlerinden biri olan eBay ise, gelirinin %14-15 gibi bir kısmını reklamlara ayırıyor. Geçen yıl eBay reklamlara, 871 milyon dolar harcamış. Interbrand anketinde ilk sırada yer alan Coca Cola, geçen yıl 2.5 milyar dolardan daha fazla reklam harcaması yapmış.
Google genelde, şirkete yeni işçi alacağı zaman reklam veriyor (şirket geçen 3 yılda toplam 11.000’den fazla işçi almış). Google, az bilinen ürünleri için de reklam satın alıyor. Örneğin; ücretsiz telefon rehberi GOOG-411. Google bunun için San Francisco ve New York’ta billboard reklamları vermiş.
Bazı tanınmış şirketler, reklam konusunda Google’dan bile cimri.
Örneğin Starbucks’ın geçen yılki reklam harcaması 95 milyon dolar. Bu Google’ın harcamasından neredeyse %49 daha az.
“Google, mutlu müşterinin, hiçbir reklama tercih edilemeyeceğine inanıyor.” diyor Lawee.
“Eğer ürünlerimiz mükemmelse, şöhretimiz gün geçtikçe artar.” diye ekliyor.
Google markası, medyanın şirkete olan düşkünlüğü ile de destekleniyor. “Google” isminin televizyonda, radyoda, dergide, gazetede ve tabi ki internette duyulmadığı bir gün bile yok. Bu, şirkete oldukça büyük yarar sağlıyor ve o yüzden kendi reklamlarını vermeye gerek duymuyorlar.
Google, kendi adından söz ettirmek için yapması gerekenleri oldukça iyi biliyor. Geçen ay, Ay’a yolculuk yarışmasına 30 milyon dolarlık sermaye ortaklığı yapma kararını açıkladı. Ve böylece adından oldukça fazla söz edildi. Ayrıca geçen yıl yaptığı güneş enerjisi yatırımları ile de, birçok haberde adı geçti. Google’ın 2005 yılındaki yeni yönetici arayışı bile, haberlere konu oldu.
Google ile ilgili tüm hikayeler iç açıcı olmasa da, negatif haberler bile marka farkındalığı yaratabilir.
Endüstrinin uzmanlarına göre, Google sürekli yeni alanlara yöneldiği için, reklam harcamalarını arttırmalı.
Google şu anda, şirketlere online program uygulamaları satıyor ve mobil telefonlar ile ilgili de girişimlere hazırlanıyor. Bir çok kişiye göre, bu girişimler reklamlarla desteklenmeli.
Lawee de, Google’ın büyük ihtimalle reklam harcamalarını arttıracağı konusunda ip uçları veriyor. Çünkü Google’ın arama motorunu kullanan kişiler, şirketin diğer ürünlerinden habersizler.
Lawee: “Çok fazla ilgi görsek de, tüm mesajlarımızı dağıtamadığımızı düşünüyorum.” diye ekliyor.

Yeni yorum gönder